Sokrates: Sorgulanmamış hayat, yaşamaya değmez!
Düşünme üzerine..
İnsan doğduğu andan itibaren bir toplumun içine doğar ve onun değerleriyle harmanlanır.Sosyalleşme süreci dediğimiz süreç başlar ve çocuk önce ailede sosyalleşmeyi öğrenir ardından okulda da bu süreç artarak devam eder.İnsan bu süreç zarfında sosyalleştiği oranda toplumla bütünleşir.Toplumun yapı taşı olan birey düşünmeye itildiği anda da sorgular ve yorumlar.Bazı toplumlarda düşünme desteklenirken bazı toplumlarda düşünme bastırılır.Bunun en büyük sebebi bilmediğimiz şeylere karşı korku ile yaklaşmamızdır.Yeni bir düşüncenin ne getireceği belli olmaz ve aynı zamanda bize karşıt görüş de getirebilir bunu da göze almak cesaret işidir.
Düşünce belirtmek imzanı atmaktır yani sana ait düşünceleri belirtmek ben bir bireyim demektir.Birey olmak tehlikelerin farkında olmak ve onları göze almaktır.Ölü Filizoflar Kahvesi adında bir kitap var ve orda 11 yaşındaki bir çoçuğun felsefe üzerine düşüncelerini okuduğumda çok şaşırmıştım.Çünkü bizim toplumumuzda çocuklar bu kadar ufak yaşlarda çok düşünmezler ve ciddiye alınmazlar.O kitapta Nora ve flozofların düşüncelerini okudukça hayata karşı düşüncelerim de farklılaştı.Felsefe eğitimi çok önceden başlamalıdır çünkü, yaşanılan hayat üzerine düşünmek onun farkına varmaktır. Demek istediğim bazen bir kitap okursun,film izlersin bir şeyi fark etmezsin çünkü o an algın açık değildir. Oysa bazen tamamen yoğunlaşırsın ve onu anlarsın,özümsersin bu ikisi bir değneğin iki ucu gibidir.
Doğumundan sonra büyürsün , hayatını düşünmeden yaşarsın ,zaman hızlıca geçer gider ve ölüm vakti gelir. Bu süreç o kadar nettir ki bunu tarihte binlerce örneğine bakarak görebiliriz. Montaigne der ki; ‘’Şu muhakkak ki çocuğa kendiliğinden hiçbir şey yapmak özgürlüğünü vermemekle onu korkak bir köle haline sokuyoruz’’. Evet bu doğru çocuğu istediğimiz şekle sokmak isterken ya da yapamadıklarımızı ona yaptırmaya,yaşayamadıklarımızı ona yaşatmaya çalışırken aslında onun hayatını ondan çaldığımızın farkında değiliz.Çocuklar büyüdüğünde geleceğin yetişkin bireyleri olduğunda asıl sıkıntı ondan sonra başlayacaktır.Kendini tanımayan,kendini gerçekleştirememiş bireyler,kendi potansiyelinin ve yeteneğinin farkında olmayan bireyler geçirirler ömrünü hissetmeden yaşamı ve uyurlar bilmem kaçıncı uykusunu uyanıklığının.Hayalleri bile olmaz onların, belki hiç göz bile gezdirmemişlerdir ‘’ölmeden önce yapılacaklar listesi’’ne herhangi bir dergide.
Hayatımızın gelecekte varacağı nokta geçmişimize , şu anımıza bağlı ve eğer sen şu an düşünmeye başlarsan gelecekte kendine ait düşünceler oluşturabilirsin.Haydi Başlayalım..
Eşe GÜNGÖR


