MENEMEN SAHTE RUHSAT DOSYASI: SAVCILAR NEYE BAKMALI?
Menemen’de son dönemde kamuoyuna yansıyan imar ve ruhsat tartışmaları artık siyasi polemik sınırını aşmış, hukuki denetim gerektiren bir noktaya ulaşmıştır. Danıştay kararıyla usulsüzlüğü tescillenen kütüphane inşaatı, mevzuata aykırı verildiği iddia edilen ruhsatlar ve yargı kararıyla mühürlenen yapılar… Tüm bu başlıklar bir araya geldiğinde, ortada “iddia”dan öte, incelenmesi gereken ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.


Menemen’de son dönemde kamuoyuna yansıyan imar ve ruhsat tartışmaları artık siyasi polemik sınırını aşmış, hukuki denetim gerektiren bir noktaya ulaşmıştır. Danıştay kararıyla usulsüzlüğü tescillenen kütüphane inşaatı, mevzuata aykırı verildiği iddia edilen ruhsatlar ve yargı kararıyla mühürlenen yapılar… Tüm bu başlıklar bir araya geldiğinde, ortada “iddia”dan öte, incelenmesi gereken ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.
Öncelikle Danıştay kararına konu olan süreçte; söz konusu projenin hangi aşamada, hangi hukuki dayanakla ilerletildiği ve karar sonrası nasıl bir işlem yapıldığı kamuoyu adına netleştirilmelidir. Yüksek yargı kararının ardından idari makamlar gerekli işlemleri eksiksiz yerine getirmiş midir?
İkinci olarak, tartışma konusu olan imar ruhsatlarının hangi tarihte, hangi plan notlarına ve hangi teknik raporlara dayanarak verildiği incelenmelidir. “Ruhsatlar geçmiş dönemde verildi” savunması, hukuka aykırılık iddiasını ortadan kaldırmamaktadır. Eğer bir işlem hukuka aykırıysa, idarenin bu aykırılığı düzeltme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Üçüncü başlık ise mühürlenen yapılarla ilgilidir. Yargı kararına dayanarak mühürlenen yapıların mevcut durumu nedir? Mühür işlemi sonrası fiili uygulama yapılmış mıdır? Denetim mekanizmaları işletilmiş midir?
Bir diğer önemli husus, belediye meclisinde verilen soru önergelerine ilişkin süreçtir. Kamu adına sorulan sorulara neden açık ve tatmin edici yanıt verilmemektedir? Şeffaflık ilkesinin gereği olarak, idarenin tüm belgeleri kamuoyuyla paylaşması beklenmez mi?
Menemen kamuoyu adına soruyoruz:
Bu dosyadaki işlemler mevzuata tamamen uygun mudur? Eğer uygunsa, neden bu kadar yoğun tartışma ve yargı süreci yaşanmıştır?
Bu soruların yanıtı siyasi tartışmalarda değil, hukuki incelemede ortaya çıkacaktır. Kamu yararı ve hukuk devleti ilkesi gereği, ilgili mercilerin gerekli değerlendirmeyi yapması artık bir tercih değil, sorumluluktur.


