O ESKİ 23 NİSAN’LARI ÖZLEDİK
Bugün Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Dünya Barışı için tüm çocuklara armağan ettiği kutlu bir gündür.
23 Nisan 1920 ilk Büyük Millet Meclisimizin toplandığı ve Ulusun yönetme yetkisini kullanmaya başladığı önemli gündür. M.K. ATATÜRK bu özel ve değerli günü çocuklara armağan etmiştir. M.K. ATATÜRK’ÜN çocukları ne kadar sevdiği aşikar. Geleceği kuracak ve şekillendirecek olan çocukları baş tacı olarak görüyordu. 1922 yılında Büyük Önder ATATÜRK Bursa’dan çocuklara şöyle seslendi;
“Küçük hanımlar, küçük beyler… Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. “
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
M. K. ATATÜRK bu sözü ile gençliğin gelecekte aydınlık birer birey olacaklarını söylemiştir.
Ulu Önder’in çocuklara armağan ettiği bu kutlu günü ne yazık ki şimdilerde pandemi dolayısı ile pek neşeli kutlayamıyoruz. Eskiden bir çok etkinlik düzenleniyordu. Birkaç yıldır pandemi sebebi ile etkinliklerin eskisi gibi yapılmaması ve bu günü evlerde kutluyor olmamız aslında hepimizi yürekten üzüyor. Nerede o eski 23 Nisan kutlamaları diye iç geçiriyoruz.
Okullarda haftalar öncesinden 23 Nisan hazırlıkları başlardı. Her sınıf kendi seçtiği kıyafetleri ile koreografisini hazırlar, o büyük stadyumlarda gösteri yapmak için defalarca provalar yapar ve 23 Nisan için günlerce hazırlanıyorduk. Her öğrenci o günün heyecanı , coşkusu ile dört gözle o güzel günün gelmesini beklerdi. 23 Nisan günü erkenden kalkılır güzel giysiler giyilir ve özenle saçlar taranır içimizde o coşku ile etkinlik alanına giderdik. Okul önleri ve stadyum önleri hatta sokaklar bile yüzlerce rengarenk giyinmiş çocuklar ile dolup taşardı. Her birimizin farklı giysisi olur kimimiz asker kıyafeti ,kimimiz gösteri kıyafeti ya da bir yörenin folklör kıyafetini giyip Anadolu yu yansıtan kıyafetleri gururla üzerimizde taşırdık. Hele biz kızlar taktığımız başlıkların anlımıza düşen pulları yok mu o pullar pırıl pırıl parlar ve en sevdiğimiz takı olurdu. Erkekler asker olur ve gururla kıyafetleri taşırlardı. O değerli öğretmenlerimiz en iyi şekilde bizleri hazırlamak için nasıl emek verirlerdi. Elleri öpülesi öğretmenlerimiz şu an baş tacı insanlar olduklarını çok daha iyi anlıyorum. Tüm öğretmenlerimizi sevgiyle anmak boynumun borcudur. 23 Nisana 10-15 gün kala seçilen öğrencilere şiirler ezberletilir ve o şiirleri 23 Nisanda ellerimiz titreyerek tutamadığımız o mikrofonlar ile heyecandan ağlayarak gözyaşları içinde nasıl da duygu dolu okurduk. Büyükşehirlerde kutlamalar daha da coşkulu olur, sokaklar insan seli olurdu. Sokaklarda dev kortejler ile asker taburları geçer, fener alayını izlerken yüreklerimiz coşku ile atardı.
Ülkemize her ülkeden yabancı çocuklar gelir ve hepsi çeşitli evlerde misafir edilirdi. Dillerini bilmesek bile o çocuklarla ne güzel anlaşırdık. Bu kadar emek ve özenle hazırlanırken bazen yağan yağmurun altında saatlerce ıslandığımı hatırlıyorum. Hatta bazı 23 Nisanlar çok sıcak geçer o sıcakta bile etkinliği asla terk etmezdik. Ellerimizde bayraklarımız önde çalan trampet ile Atatürk büstüne çelenk koymaya giderdik. Seçilen bazı öğrenciler makam koltuklarına oturtulur ve duygu düşünceleri sorulurdu. Hiç unutamadığım bir anım vardı. Sağ olsun Muzaffer hoca küçük bir tiyatro ekibi kurmuştu ve o ekipte bende görev almıştım. Atatürk ‘ün Samsun a çıktığı günün koreografisini hazırladık. Benim rolüm çok azdı ve üzülüyordum. 23 nisan günü arkadaşım heyecandan mide bulantısı ve kusma yaşayınca onu dinlenmeye aldılar ve onun rolünü de ben oynadım. Arkadaşıma üzülüyordum hem de daha çok rol aldım diye seviniyordum. Galiba benim Tiyatro’ ya ve Oyunculu’ğa olan sevgim o yıllardan belliymiş. O çocukluk yıllarımda şiir okuyacağım diye hevesim vardı hep. Şiire, Öyküye ve Sanata olan düşkünlüğüm o yıllarda aslında nüks ediyormuş. İşte o güzel yıllarda 23 nisan için hazırlanırken bir nevi o değerli öğretmenlerimiz gelecekte yetişecek çocukların kaderini yazıyordu. Şimdi çocuklar okulsuz, eğitimsiz, ve öğretmenlerden uzak yetişiyorlar. Geleceğimizi emanet edeceğimiz bu küçük dehaları yetiştirmek biz aile bireylerine kalıyor. Evlerde bilgisayar düşkünü olan bu çocuklarımızı sevgi ile eğitmek ve toplumumuzun o güzel değerlerini evlatlarımıza aşılamak hepimizin boynunun borcudur. Sözlerime nokta koyarken tüm Dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun demek istiyorum. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜM bize bu kutlu günü armağan ettiğin için ve gururla senin çocukların olduğumuz için sana minnettarız. Bizler senin çocukların olarak kurduğun Cumhuriyeti ve bu güzel Ülkeyi ilelebet koruyup sahip çıkacağımıza söz veriyoruz. Atamızın bize emanet ettiği bu güzel bayramı çocuklarımıza aşılamak ve onları Çağdaş, Özgür, Eğitim ve Öğretim ışığında geleceğe hazırlamak nasip olsun inşallah diyorum. Saygılar. Bir sonraki yazımda buluşmak dileğim ile esen kalın .
BENAY ÇALIŞAN
(ALTIN KALEM)


