BİR GÜNDE 3 KADIN CİNAYETİ: ARTIK YETER!
Menemen’de avukat Özge Penbegül, Malatya’da Perihan Akbulut, Adana’da Sevda Dinler… Kadınlar yaşam hakkını istiyor.


Türkiye, 22 Ekim Perşembe günü üç kadının öldürülmesiyle bir kez daha kadın cinayetlerinin acı gerçeğiyle yüzleşti. İzmir’in Menemen ilçesinde 26 yaşındaki avukat Özge Penbegül, Malatya’da 61 yaşındaki Perihan Akbulut ve Adana’nın Kozan ilçesinde 22 yaşındaki Sevda Dinler erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti.
Üç ayrı şehirde yaşanan bu cinayetler, kadınların yaşam hakkının korunması ve şiddetin önlenmesi için alınması gereken tedbirleri yeniden gündeme taşıdı.
MENEMEN‘DE AVUKAT ÖZGE PENBEGÜL KATLEDİLDİ
İzmir’in Menemen ilçesine bağlı Tülbentli Mahallesi’nde yaşanan olayda, 26 yaşındaki avukat Özge Penbegül, polis memuru olduğu bildirilen nişanlısı Aykut Erol tarafından tabancayla vurularak öldürüldü.
Basına yansıyan bilgilere göre, 3 Ekim’de nişanlanan çift arasında evde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Aykut Erol’un silahla ateş ettiği, ardından aynı silahla kendisini vurduğu bildirildi. Özge Penbegül olay yerinde hayatını kaybederken, hastaneye kaldırılan Aykut Erol da kurtarılamadı.
Genç avukatın ölümü ailesini, yakınlarını ve hukuk camiasını yasa boğdu. İzmir Barosu da cinayete tepki gösterdi.
Özge Penbegül’ün yaşamı, geleceğe dair umutları ve hayalleri bir şiddet eylemiyle sona erdi. Sevenlerinin acısını paylaşırken bir gerçeği de hatırlatmak gerekiyor: Hiçbir kadın, en yakınındaki erkek tarafından dahi olsa şiddetin hedefi olmayı hak etmiyor.
MALATYA’DA UZAKLAŞTIRMA KARARI BULUNAN EŞİNİN SALDIRISINA UĞRADI
Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde 61 yaşındaki Perihan Akbulut, eşi Hasan Akbulut’un bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetti.
Haberlerde yer alan bilgilere göre, çift arasında daha önce yaşanan sorunlar nedeniyle erkek hakkında uzaklaştırma kararı bulunuyordu. Sokakta karşılaşan çift arasında çıkan tartışmanın ardından Hasan Akbulut’un, eşini sekiz bıçak darbesiyle yaraladığı bildirildi.
Hastaneye kaldırılan Perihan Akbulut, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Şüphelinin olayın ardından kaçtığı ve polis tarafından arandığı bildirildi.
Bu olay, koruma ve uzaklaştırma kararlarının yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Korunması gereken bir kadının yaşamını yitirmesi, uygulanan tedbirlerin etkinliğinin ve denetiminin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.
ADANA’DA 22 YAŞINDAKİ SEVDA DİNLER ÖLDÜRÜLDÜ
Adana’nın Kozan ilçesindeki Dağılcak Mesire Alanı’nda ailesi ve arkadaşlarıyla piknik yapan 22 yaşındaki Sevda Dinler, yanına gelen 42 yaşındaki G.F.’nin pompalı tüfekle ateş etmesi sonucu hayatını kaybetti.
Basına yansıyan haberlerde, şüphelinin genç kadını daha önce rahatsız ettiği ve hakkında şikâyet ile uzaklaştırma kararı bulunduğunun ileri sürüldüğü aktarıldı. Saldırının ardından kaçmaya çalışan şüphelinin olay yerinde bulunan bir sivil polis tarafından yakalandığı bildirildi.
Ailesiyle birlikte vakit geçiren genç bir kadının yaşamı, kamusal bir alanda gerçekleştirilen saldırıyla sona erdi.
Sevda Dinler’in öldürülmesi, tehdit ve ısrarlı takibin ciddiye alınmasının ve olası saldırıların önüne geçilmesinin hayati önemini bir kez daha ortaya koydu.
2026’DA KADIN CİNAYETLERİ DURMUYOR
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun yayımladığı rapora göre, 2026’nın ilk altı ayında 150 kadın öldürüldü. Temmuz ayında 25, ağustos ayında 22 ve eylül ayında 28 kadın cinayeti kayda geçti.
Bu veriler, eylül ayı sonuna kadar toplam 225 kadın cinayetine işaret ediyor. 22 Ekim’de kamuoyuna yansıyan üç cinayet de eklendiğinde, açıklanmış bu veriler üzerinden hesaplanan sayı en az 228’e ulaşıyor. Ekim ayının tamamına ilişkin rapor henüz yayımlanmadığından, bu rakam güncel toplamın kesin karşılığı olarak değerlendirilmemeli.
Platformun eylül raporunda ayrıca 19 kadının şüpheli şekilde ölü bulunduğu açıklandı.
Bu rakamların her biri bir insanın yaşamına, bir ailenin geleceğine ve geride kalanların dinmeyen acısına karşılık geliyor.
Kadın cinayetleri yalnızca adli vakalar olarak ele alınamaz. Şiddetin önlenmesi, risk altındaki kadınların korunması, tehditlerin ciddiye alınması ve faillerin hukuk çerçevesinde hesap vermesi için etkili mekanizmaların işletilmesi gerekiyor.
SORUYORUZ: DAHA KAÇ KADIN HAYATINI KAYBEDECEK?
Bir kadın öldürüldükten sonra başlatılan soruşturma, geride kalanların acısını ortadan kaldırmıyor. Asıl sorumluluk, kadınların öldürülmesini önleyebilecek tedbirleri zamanında ve etkili biçimde uygulamak.
Koruma kararları neden her zaman yaşamı koruyamıyor? Tehditler ve ısrarlı takip neden ölümle sonuçlanabiliyor? Kadınların güvenliğini sağlamak için hangi önleyici adımlar atılıyor?
Bu soruların cevabı yalnızca açıklamalarda değil, uygulamada verilmek zorunda.
Kadınların yaşam hakkı tartışmaya açık değildir. Hiçbir kıskançlık, tartışma, ayrılık, reddedilme ya da kişisel anlaşmazlık bir kadının öldürülmesini haklı gösteremez.
ÖZGE’NİN, PERİHAN’IN, SEVDA’NIN ADI UNUTULMASIN
Menemen’de avukat Özge Penbegül’ün, Malatya’da Perihan Akbulut’un ve Adana’da Sevda Dinler’in hayatını kaybetmesi, kadın cinayetlerine karşı mücadelenin neden hâlâ hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bu üç kadın yalnızca haberlerde yer alan isimler değildi. Her birinin bir hayatı, sevdikleri, umutları ve yarınlara dair hayalleri vardı.
Onları anmak, yalnızca yas tutmak değildir. Kadınların korkmadan yaşayabildiği, tehdit edildiğinde korunabildiği ve yaşam hakkının etkin biçimde güvence altına alındığı bir ülke için ses çıkarmaktır.
Kadın cinayetlerine karşı susmuyoruz. Kadınların yaşam hakkını savunuyoruz. Etkili koruma, önleyici tedbirler ve adalet istiyoruz.
Artık yeter! Kadınlar yaşasın, şiddet son bulsun.


