Gürkan Cengiz’e Hitafen
Değerli okuyucularım;
İlk defa kalemimin yazmaya zorlandığı ve her satırı gözyaşları ile yazdığım bu yazım icin öncelikle af diliyorum. Biliyorsunuz ki Menemen postası gazetesi olarak cok üzücü bir süreçten geciyoruz.
Gazetemizin değerli yazarı Gürkan Cengİz covıt 19 İlletİne yenİk düstü. Vefatı hepimizi ailesini, tüm sevenlerinıi, dost , arkadaş ve meslektaşlarını derinden yaraladı. Toprağa yakışmayacak kadar genç ve bir kız evlat babasıydı. Ne acı ki geride onu seven bir eş ve evlat bıraktı. Tüm ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Gürkan Cengiz i gazetemiz vesilesi ile tanıma fırsatı bulmuştum. Gazetemizin kurulma aşamasından itibaren her aşamada destek veren çok değerli bir gazetecimizdi. Ben de gazetecilik konusunda ilk deneyimlerimi onun fikirleri sayesinde aldım. Bilmediğim konularda fikir alır onun görüşlerinden yararlanırdım. Birkaç proje hazırlamıştık. O projeleri uygulama planları yaptık . Hatta Egede Bir Gün gazetesi ile ortak olup Menemenli esnaflarımızı İzmirde de tanıtma planları yaptık. Egede bir Gün gazetesini ilk nisan ayında çıkarttık ve dağıtım sağladık. Yüregi güzel bir insandı. Elinden geldiğince destek olmaya çalışırdı. Ne mutlu gİderken güzel anılmak degil mi? O da hep güzel anılacak.
Gazeteciliğin zorluklarından bahsederdi. Cok emek vermek gerektiğini ve bazen hiç para kazanamadığınızı ve zamanınızdan ailenizden fedakarlık etmeniz gerektiğinden bahsederdi. Her sözünün doğru olduğunu gazetecilik mesleğinin içine dahil olduğumda anladım. Bu meslek çok emek istiyormus. Gürkan ile kücük bir anım var anlatayım. İlk defa röportaj yapmak İcİn bİr esnafa gİdecektİm. İlk röportaj olduğu için heyecanlıyım tabi.
Hava kış günü her yer yağmur yağıyor. Menemen ‘de haber yapılacak bir konu varmış onun için Gürkan Menemen’e gelmiş . Banada röportaj örnekleri olan bir dergi yi getirmiş. Yağmurda üstü ,başı ,ayakları ıslanmış. Buz gibi olmuş ,üşümüş. Büroya geldi titriyor. Hemen sobayı yaktım ve birkaç bardak çay ikram ettim. İçince biraz titremesi geçti. Çıkardı çoraplarını kuruladı sobada.”Bak “dedi “Gazetecilik böyle işte Benay hanım .Yağmur demezsin, çamur demezsin, hastalık demezsin, gecenin bir saati çıkarsın bazen sokağa haber koştursun, bazen bir sevdiğinin acı haberini yapmak zorunda kalırsın.(şu satırları yazarken ağlıyorum)Bunca emeğin sonunda kimseye yaranamazsın Benay hanım” dedi. Sen nurlarda yat Gürkan Cengiz .
“Bak bu yağmurda haber işimi hallettim şimdi sana röportaj örneği getirdim “dedi. Bende o dergiyi görünce havalara uçtum. Bakıp dersimi çalışıp öyle röportaj yapıcaktım. Sen hakkını helal et o güzel yüreğin için teşekkür ediyorum. O dergi duruyor. O dergi sayesinde ilk ropörtajımı yaptım . Bu anın hiç unutulmayacak senin, gazeteciliğe verdiğin emek ve değer için minnettarız.
Gazeteciliğin en zor yanı gerçekten sevdiğiniz insanların acı haberini yapmak mış. Çok doğru söylemişsin Gürkan Cengiz.
Bu covit 19 hastalığı bir çok sevdiğimiz insanı bizden alıp toprağa verdi. Bu hastalık sebebi ile vefat eden yakınlarını kaybeden herkesin bası sağolsun ve mekanları cennet olsun inşallah.
Gazetemizim değerli yazarlarından aşçımız yeğenim Yağmur Boz ve babası Ergun Boz da covit 19 hastalığına yakalandı. Şükür şu an durumları iyi . Allah sağ sağlim bu meret hastalıktan kurtulmayı onlara ve tüm hastalarımıza nasip etsin inşallah.
Satırlarıma son verirken Mevlam’ dan dileğim bu hastalıktan bir an önce kurtulabilmeyi ve sevdiklerimiz ile eski mutlu güzel günlerimize geri dönmeyi nasip etsin inşallah diyorum. Okurlarım sizi önce Allah’a sonra da sevdiklerinize emanet ediyorum.
Bir sonra ki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın.


