SON HABERLER
Menemen Belediyesinde Hacizli 37 Taşınmazın Satışı Mercek Altında
YAŞAR METE: BARIŞIN ADI, TERÖRÜN MEŞRULAŞTIRILMASI OLAMAZ!1!
MENEMEN’DE “SÖK-YAP” TARTIŞMASI BÜYÜYOR: ÇÖKEN YOLLAR, YÜKSEK İHALELER VE HARCADIKÇA TÜKENEN TAŞINMAZLAR 1!!!
MENEMEN’DE TAŞINMAZ SATIŞLARI TARTIŞMASI BÜYÜYOR: BU KEZ MAĞDUR OLANLAR ARSA ALAN VATANDAŞLAR 1!!
MENEMEN’DE MİLYONLUK İMAR KRİZİ: BİNALAR AYAKTA, RUHSATLAR TARTIŞMALI, GÖZLER SÜREÇTE 1!!!
DANIŞTAY’DAN MENEMEN BELEDİYESİ’NİN KÜTÜPHANE İHALESİNE İPTAL KARARI 1!!
MENEMEN’DE YANIT BEKLEYEN SORULAR: ŞEFFAFLIK NEDEN SAĞLANMIYOR 1?
MENEMEN’DE RUHSAT KRİZİ: “TEK İMZA” İDDİALARI GÜNDEMİ SARSIYOR 1!!
DÜĞÜN GÖRÜNTÜLERİ KAYDEDİLMEDİ, MAHKEME ÇİFTE 200 BİN TL MANEVİ TAZMİNAT VERDİ
MENEMEN’DE SATIŞ FURYASI DEVAM EDİYOR: 37 TAŞINMAZ DAHA SATIŞA ÇIKARILDI
AKP İl Yöneticisi Yusuf Demircioğlu’na 108 Tonluk Hurda Soruşturması
Ankara Kulislerini Sallayan 1 İddia: Erdoğan’dan Aydın Pehlivan’a Sert Tepki?
Menemen’de Gece 02.00 Düzenlemesi: Yeni Uygulama Başladı
MENEMEN’DE SATIŞ TEPKİSİ BÜYÜYOR: 358 MİLYONLUK DEV İHALE!
MENEMEN’DE İMAR SKANDALI: AYRICALIKLI 12,14 KATLI PROJELER TEK TEK PATLIYOR
MENEMEN’DE NÜFUZ TİCARETİ İDDİASI: KAMU KASASI KİMİN İÇİN AÇILDI?1
MENEMEN’İN GELECEĞİ 5 YILDA ERİDİ !!
Menemen’de Yasa Dışı Bahis Operasyonu: 2 Milyarlık Para Trafiği Ortaya Çıktı
Menemen’de Bitmeyen Satışlar: Taşınmazlar Gidiyor, Projeler Nerede?1
MÜHÜRLENEN YAPILARDA SON DURUM: DENETİM İŞLİYOR MU?1
DANİŞTAY KARARI SONRASI MENEMEN’DE NE YAPILDI ?1
MENEMEN YAĞMALANIYOR!: HUKUK YOK, HESAP YOK, UTANMA HİÇ YOK
MENEMEN SAHTE RUHSAT DOSYASI: SAVCILAR NEYE BAKMALI?
MENEMEN’DE HUKUK YOK SAYILIYOR
Menemen’de Ruhsat Skandalları Bitmek Bilmiyor: Mahkemeden İnşaata Durdurma
CHP’li Evgi: Emeklilerin Sorunu Ekonomik Değil, Bir Zihniyet Meselesidir
Menemen Şoförler Odası’nda Değişim: Cem Pehlivanoğlu 65 Oy Farkla Başkan
MENEMEN’DE PATLATTIĞIMIZ SAHTE RUHSAT BOMBASI BÜYÜK SES GETİRDİ: SAHTE KAŞE, YÜZLERCE DAİRE, 500 MİLYAR RANT İDDİASI!
Havuz Ruhsatıyla 11 Katlı İnşaat İddiası | Menemen’de Sahte Ruhsat Skandalı
MENEMEN’DE İMAR DÜZENİ ÇÖKTÜ: HARÇ YOK, DENETİM YOK, VİCDAN YOK!
MENEMEN’DE İMAR REZALETİ!
RANTIN ADI HAKKI DURMAZ:
KONUT YASAĞI OLAN ARSADA 182 DAİRE!
AJet’ten Cumhuriyet Bayramı’na özel indirimli bilet kampanyası
Motorinden sonra benzine zam geliyor! Akaryakıt litre fiyatı ne kadar oldu?
Spot piyasada doğal gaz fiyatları
Kredi kartı borcu olanlara yeni fırsat! Kredi kartı borçları yapılandırılacak
Nvidia’nın piyasa değeri 5 trilyon doları aştı
ABD Merkez Bankası faiz düşürdü
FED’in faiz kararı sonrası ons altın fiyatı düştü!
ABD ve Çin liderleri, Güney Kore’nin Busan şehrinde bir araya geldi baltalar kuma gömüldü
2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı yayımlandı! Büyüme ve enflasyon hedefi…
Ekim ayı doğum yardımı ödemeleri hesaplara yatırıldı
Vodafone Business’tan KOBİ’lerin maliyetlerini düşürecek hizmet
THY, Bank of China’dan 5 yıl vadeli, 2,9 milyar yuan finansman
Elektrik desteği için yeni düzenleme! 4 bin kilovatın üzerinde kullananlar…
Türkiye’de 32 bin 500 kişi organ nakli bekliyor
Atmosferdeki karbondioksit oranı 2024’te rekor seviyelere ulaştı
Özel sağlık sigortasında yeni dönem! Zorunlu olacak
Sırt bölgesinde kemik ağrısına dikkat! Kemik erimesinin belirtisi olabilir…
21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü’nde öneli açıklamalar
Usulsüz işlem yapan özel hastanelere ceza yağdı
Yeni salgın alarmı! Tam 8 bin insan tehdit altında
Belçika’da “Ameliyat edilemez” denildi, kanser tedavisi için umudu Türkiye’de buldu
Balıkesir beşik gibi! Bir deprem daha…
İstanbul’da organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 700 şüpheli tutuklandı
Serdar Öktem cinayetinin azmettiricisi Moskova’da yakalandı
Eray Karadeniz’den Cumhuriyet kutlamalarında gitar performansı
Enkazın altında kalan Dilara Bilir, sesini böyle duyurdu!
Traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti
Dolar 48,7713
Euro 56,0537
Altın 6.865,89
BİST 13.284,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30°C
Parçalı Bulutlu
İzmir
30°C
Parçalı Bulutlu
Cts 30°C
Paz 31°C
Pts 31°C
Sal 27°C

Son 7 yılda kadına şiddet yüzde 1400 arttı

Son 7 yılda kadına şiddet yüzde 1400 arttı
23 Şubat 2022 21:00 | Son Güncellenme: 23 Şubat 2022 21:02
710

Yaşamımızın hemen hemen her alanında karşımıza çıkan şiddet toplumun tümünü derinden etkiler ancak en çok risk altında olan gruplardan biri kadınlardır. Kadına yönelik şiddet, kadını inciten, ona fiziksel, cinsel, ruhsal açıdan zarar veren, toplumsal ya da özel yaşamda onu sınırlayan, baskılayan her türlü davranıştır. Kadına yönelik şiddet dünyada neredeyse her toplumda görülen bir sorundur ve kadınların yaşamlarını, sağlıklarını olumsuz etkilemektedir. Kadınların en çok tanıdıkları, yaşamlarında bulunan erkeklerin şiddetine
uğradıkları yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur. Şiddeti uygulayan kişinin yakın, güvenilmesi gereken biri ya da kadının özel yaşamındaki, aile içindeki özel biri olması etkilenmeyi arttırmaktadır.

Diğer taraftan şiddeti uygulayan kişinin bu özelliği kadının sorunla başa çıkmasını ve uzun süreli sağlıklı kalmasını da zorlaştırmaktadır.

Türkiye’de bilinen kayıtlara göre kadınların %78’i fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Aile içinde her türlü şiddete (dövülme, küçümsenme, istismar, tecavüz…) maruz kalan pek çok kadın şiddete maruz kaldığı ilk andan itibaren eşi ve ilişkiyi terk etmeye kadar geçen zorlu süreçte olası kalma ya da gitme durumlarında kendisini nelerin beklediğinin, aldığı bu
kararın sonucunda nelerle karşılaşabileceğinin hesabını yapar.
Kadına, sorununun çözümü için çevresinden yardımcı olabilecek kişi ve kurumlarla bağlantı kurabilmesi konusunda yardım etmek ve desteklemek gerekir.
Bundan sonraki aşama olan eylem döneminde ise kadınlar aile içi şiddetten kurtulmaya yönelik olarak boşanma davası açabilmekte, polis merkezine, jandarma komutanlığına
başvurabilmekte, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ne (ŞÖNİM) başvurabilmekte, kadın örgütlerine, sığınma evlerine sığınabilmekte ya da eşinin tedavi olması gibi girişimlerde
bulunabilmektedir. Genelde pek çok kadın buraya kadar sayılan aşamaları tamamlar ve eşini terk eder. Bu aşamada kaygı, yetersizlik, korku, çevre değiştirme stresi, üstlendiği rolü
yerine getirmede değişiklik, uyumsuzluk, ebeveyn rolünde değişim, beklenen bir kayba karşı acı çekme riski yer alabilir. Kadının bundan sonraki yaşamıyla ilgili plan yapması ve
uygulaması desteklenmeli, kadının sosyal destekleri (avukat, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, aile, arkadaş, akraba) devreye sokulmalı ve güçlendirme yöntemi ile kadının kendini
güçsüz hissettiği durumlarda ne yapması gerektiği konusunda eğitim verilmelidir.
En önemli aşama olan sürdürme döneminde kadın aile içi şiddetten kurtulmuştur. Kendisine yeni bir yaşam kurmuştur. Tüm aşamaları geçtiği için kadının kendine duyduğu güven,
saygı ve değer artmıştır.
Aile içi şiddeti önlemek, yasal, sosyal, ekonomik ve kişisel etmenlere müdahale etmeyi gerektirir. Şiddetin ruhsal boyuttaki sonuçları düşünüldüğünde şiddete uğrayan kadının normal ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi psikolojik destekle mümkündür.

Menemen postası yazı işleri müdürü Benay Çalışan bu konuya dikkat çekmek ve soruna çözüm olmak amacı ile kadına yönelik şiddete en çok tanık olan Aile içi ve Kadına karşı şiddetle mücadele büro amirliğinde görev yapan 23 yıllık, polis memuru Hüseyin Doğan ile bir röportaj geçekleştirdi.

 

B.Ç: Öncelikle bize işinizden ve kendinizden bahseder misiniz?

H.D: İşim Milletimizin Vatandaşımızın güvenliğini sağlamak öncelikle huzur ve sükunu sağlamak ve benim birimim olarak kadınların şiddet görmemesi, huzurlu bir şekilde aile yaşamını sağlaması için Devletimizin kurduğu birim ve daha sonradan kurulan bir birim .Yaklaşık olarak 4-5 yıl önce aileye karşı şiddet büro amirliği kuruldu ,daha öncesinden polis merkezleri yürütüyordu bu işi. Ülkemizde kadına şiddet ne kadar da önlem alınsa artmaya devam ediyor ama tabi halkımızın bilinçlenmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Gerek medya tarafından televizyonlarda ve haberlerde kadına şiddet çok gündeme geliyor. Gerekse afiş ve buroşür açarak ,dağıtarak biz birim olarak elimizden geleni yapıyoruz.

Adım Hüseyin Doğan 2 çocuk babasıyım bir kızım, bir oğlum var. Kızım 21 yaşında Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Mimarlık bölümü 2. sınıfta okuyor. Oğlumda lise 9.sınıfı okuyor. Eşim ev hanımı. Güzel ve mutlu bir ev yaşantımız var. Evden işe işten eve. Menemen’de yaşıyoruz.

B.Ç: Kaç yıldır Polissiniz ve kaç yıldır Aile içinde çalışıyorsunuz ?

H.D: 23 yıldır Aile içi ve Kadına karşı şiddetle mücadele büro amirliğinde görev yapıyorum.

B.Ç: Eğitiminizden bahseder misiniz ?

H.D: 4 yıllık Yüksekokul mezunuyum. Turizm Meslek Yüksekokulu Açıköğretim. Sayın amirlerimiz buraya uygun görmüş, Halkımıza, Vatandaşımıza öncelikle yardımcı olmaya çalışıyoruz. Tabi adı üstünde aile içi olduğu için kadına ve erkeğe de faydalı olmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğinden fazlasını yapmaya çalışıyoruz. Zor durumda olan kadınları koruma altına alan sığınma evi 184 sayılı kanunun önleyici ve koruyucu iki tür kanun bulunmaktadır. Önleyici kanun mahkeme tarafından, koruyucu kanun kaymakam tarafından verilen bir karardır. Bunların A B C D şıkları var. Bu şıklarda şahısın tehlike aşamasına göre değişiyor. Şahısın eşine, kardeşine karşı zarar veren kişiyi Mahkeme kararı ya da Kaymakam kararıyla evden uzaklaştırma, bulunduğu iş yerine gelmeme veya bulunduğu yere gelmeme, çocuklara yaklaşmama, şahsın verdiği ifadeye göre değişiyor. Kendinin can güvenliği olup olmadığına göre değişiyor. Gerekirse şahsın ölümle riski çoksa devlet tarafından yüzü değiştirilebilir. Adresi, ismi, bütün nüfus bilgileri, bütün belgeleri gerekli görülürse değiştirilebilir. Gerekli görülürse yanına koruma olarak polis de verilebilir. Türkiye deki polis sayısına göre her kadına koruma verilirse polis yetmez. Onun için Devletimiz KADES diye telefonlara yüklenebilecek bir uygulama oluşturdu. Uygulamayı tek tuşa bastığı ve konum açık olduğu müddetçe isterse dağ başında olsun yeter ki internet çektiği bir yerde olsun. Polis, jandarma anında orada olur. KADES uygulaması ile en yakın birim olay yerine gider. KADES uygulaması sistemimizi İtalya’ da bizden alıp uygulamak istiyor. Bu sistem bir başka ülkede hemen hemen yoktur. Ülkemiz bu konuda bayağı gelişti.
Bizim Türk örf ve adetlerimize göre 4-5 yıl önce uzaklaştırma erkeğe verildiği zaman gururuna yediremiyordu ve eşim beni nasıl evden uzaktaştırdı deyip erkek boşanmaya kadar gidiyordu. Eşlerin bir müddet birbirlerinden uzak kalmaları birbirlerine olan sevgilerini pekiştiriyordu. Bizim kanunumuzda 15 günden 6 aya kadar uzaklaştırma mevcuttur. Yalnız şunu da söylemek gerekir ki eşler birbirlerinden çok uzaklaşırlarsa soğurlar. Burada uzaklaştırma kararını bizim belirlememiz gerekir ve Kanun ve Devlet bu konuda şahısı destekliyor ve mahkeme onaylıyor. Genelde kadına şiddet olsa da %2 de olsa kadın erkeğe şiddet uygulayabiliyor. Genelde erkekler saplantı haline getirip sevgili olmak isteyebiliyor ya da kadın kabul etmese dahi erkek peşinden gidebiliyor ve hatta sonuç ölümle, ağır yaralamayla sonuçlanıyor. Biz burada 6284 sayılı kanuna göre şahıslara uzaklaştırma veriyoruz ona göre koruyucu tedbir alıyoruz. Şahıslara tepki veriyoruz ; bu şahıs sana yaklaşırsa, G maddesi telefonla hakaret ederse tedbir kararına ihlal oluyor. 3 ila 10 gün arası hapis cezası uygulanıyor. Bayan şahısı da polise haber vermesi için uyarıyoruz. Şahıs yakalanıyor ve yakalandığına dair tutanak tutuluyor. 3 ya da 4 kere ihlal ederse mahkemeye ihlal ettiğine dair yazı yazıyoruz ve mahkeme ona göre şahısın cezasını belirliyor. Birbirlerine zarar vermemeleri için devlet caydırıcı ceza veriyor.

B.Ç:Kadına yönelik şiddet her geçen gün artıyor. İstatistiklere göre yansıyanlardan çok daha fazlası olduğunu tahmin etmek zor değil. Kadın ruhsal açıdan şiddetten nasıl etkileniyor.

H.D: Adli istatistiklere bakarsak çok daha fazlasını bilemeyiz aile içinde söylemiyor.Bu durum pek polise intikal etmiyor ama aile dışında olursa polise intikal ediyor ve istatistik kurumu bunu birleştiriyor ve devlet yayınlıyor. 4 çeşit şiddet türü vardır; fiziksel, psikolojik, cinsel ve maddi şiddet türü vardır. Buradan kadınların ruhsal durumuna gelirsek: Ben burada ifade alırken bayan geliyor bayanın psikolojisi çok kötü oluyor. Titreyen de oluyor, ağlayan da oluyor, biz önce sakinleştirdikten sonra ifadesini alıyoruz. Sakinleşmeden ifade olmaz. Ruhsal durumları ilk etapta hiç iyi olmuyor. Daha sonra biz burada gerekli konuşmaları yapıyoruz hatta biz karşı taraftaki erkek şahısla ayrı olarak konuşuyoruz. Bakın eşinizin durumu böyle böyle deyip eşinin durumunu anlatıyoruz. Tamam o da kendini savunuyor vurmadım öyle yapmadım diyor. İnsanın savunma mekanizması vardır kendini savunur, doğruda olsa yalan da olsa savunur. Genelde her iki tarafta birbirini suçlar burada ifade verirken doğru söyleyen de var muhakkak.
Gerçekten vurdum, küfür ettim diyen var ne kadar ceza alsam da ben bunu yaptım diyen var ama ne kadardır %20, %30. Bayanlar genelde ağlayan oluyor. Şöyle diyim gerçekten olayın etkisiyle ağlayan var ancak ifade alırken genelde polisi etkilemek için kendini mağdur durumda gösterip te ağlayanlar da var ama şöyle diyim size bunun oranı az. Polisi etkileyip ağlayan yani bayan ağlıyor bayanların yapısı duygusaldır öyleleri de var.

B.Ç: Peki nasıl tepki veriyorlar şiddet gördükten sonra yani onlarda eşlerine tepki veriyorlar mı yoksa mağdur olduktan sonra daha pasif mi kalıyorlar?

H.D: Şimdi genelde bayanlar şiddet gördükten sonra korku içindeler korkuyorlar eşlerinden. Sığınma evine gitmek isteyenler oluyor, anne ve babalarının evlerine gitmek isteyenler oluyor, uzaklaşma veririm ama diyor gidecek yerim olmadığı için kendi evimde kalırım diyor, çocuğumun ailemin düzeni bozuluyor diyor ben bayanın yerinde olsam çok zor bir karar. Kendi evimde dururum ama diyor eşim yine eve gelirse diyor bana zarar vermesinden korkuyorum diyor.Bizde diyoruz ki artık her kapının önüne polis koyamayız KADES uygulamasını aramalısın ya da 112 yi arayıp haber vermelisin diyoruz. Eşine kapıyı açmamalısın iş yerine geldiğinde de aynı şekilde Mahkeme kararıyla tebliğ ediyoruz her halükarda yaklaşmaması gerekiyor. Mesela karısı eşiyle barışmak istiyor veya görüşmek istiyorsa araya akrabalarından, yakınlarından birini sokup konuşabilir. Daha önce kafeteryalarda buluşup eşini öldüren çok kişi oldu. Örneğin Emine Bulut. Bir araya geldiklerinde yanlarında her iki tarafında akrabalarından kişiler olması gerekiyor

B.Ç: Kadın sözlü şiddete maruz kaldığında ne kadar bunun farkında

H.D: Şimdi şöyle diyelim hakaret tehdit vardır. Küfür etmesi ve seni öldürürüm demesi. Küfür etmesi hakaret, seni öldürürüm demesi tehdit etmek demektir. Sözlü şiddet bir de sözlü olmayan şiddet vardır yani psikolojik şiddet. Mesela eşinin kendisini küçümsemesi, başkalarının yanında giyimini eleştirmesi o da psikolojik şiddettir.

B.Ç: Sözlü Şiddet çeşitleri nelerdir

H.D: Bayanı küçümsemesi veya bayanın erkeği küçümsemesi sözlü şiddettir yani küçük düşürücü söz söylemesi o da sözlü şiddettir hakaret küfür etmesi yani küfür derken illa küfüre de gerek yok şöyle deyim ben size ; sen salaksın, manyaksın, sen zaten nesin ki benim yanımda bunun gibi küçümseyici sözlerdir .

B.Ç: Peki şiddete uğrayan kadına mı sorumluluk yüklenmeli yoksa şiddete uğradığı halde erkek haklıdır mı denilmeli bu konuda ki fikirleriniz nelerdir, sorumluluk kime yüklenmelidir ?

H.D: Şimdi sorumluluk kime yüklenmeli kime derken erkek neyse kadında odur kadın evde çocuğuyla ilgilenir erkekte dışarıda işini yapar benim kişisel görüşüme göre. Bir şey varsa diyalogla çözülür. Tabi erkeğin yapısı olarak daha sinirlidir veya hiddetlidir. Bayan daha sakindir, erkek daha güçlüdür, bayan yapı olarak daha güçsüzdür. Erkek güçlü olduğunu bildiği için kadına söz geçirmeye uğraşır. Burada erkeğin gücünü öyle değilde kadının kalbini alarak kalbini sözle kazanması bence daha iyidir. Kadın haksız olabilir ama herkesin dediği gibi erkeğin kadını dövmesi acizliktir. Kadınlar yapı olarak çok konuşur benim kişisel görüşüm yani fıtratında vardır. Fıtratında da erkeğin şöyle bir kötü huyu vardır o da bağırır mesela daha agresif olur erkek ne yapıcak ikisi ortada buluşucak erkek bağırmayı kesicek güzel güzel çocuları var aile huzuru var arada bağırma olursa bu kavgaya dönüşür kavga şiddete dönüşür şiddet sonucu aile içi şiddet bürosuna gelirler sonra Mahkemelik olurlar her iki tarafta bunun cezasını görür veya erkek daha çok görebilir maddi olarak ya da manevi olarak yani her şeyin bir karşılığı var cezası vardır yani onun için aileler erkek özellikle eşine alttan alması lazım. Şimdi erkek sokakta gezip tozabiliyor eşide akşama kadar evin içinde çocuklarla şudur budur sıkılıyordur haliyle.
Erkek te bu durumu empati yapması gerekiyor. Erkek kadının evde bunaldığını görüp alttan almalıdır. Ben psikolog değilim ama gördüğüm kadarıyla gelen kavgalar buraya fındık kabuğunu doldurmayacak şeylerdir. Bazen bakıyorum da gençlere bu sebepten dolayı mı bunları yaşadınız diyorum. Bazen ihtiyar olanlara diyorum sağlığınıza şükredin,hastanelerde ne yatanlar var,borcu olan sabaha kadar yatağında yatamıyor diyorum. Yatalak hastası olan var , hastanede günlerce hastasının başında olan var, inim inim inleyenler var evde olup ta sizde oturup karşılıklı konuşup anlaşabilirsiniz diyorum.

B.Ç: Peki yardım almak için başvuran şiddet mağduru bir kadın karşınıza geldiğinde süreç nasıl işliyor.

H.D: Şimdi şöyle söyliyeyim bayan darp edilmişse tehdit, hakaret varsa zaten bayana, şikayetçi olsa da olmasa da ekip gider alır gelir zaten doktor raporunu alır. Biz burada kendilerine sözlü olarak sorarız davada şikayetçi misin değil misin olay neyi nesi bunları görüşürüz ayrı ayrı yerlerde. Tabi şahıslar ilk etapta olay yerinde davaya şikayetçi oluyorlar olayın şiddetiyle ve öfkelerinden dolayı buraya gelince öfkeleri yatışıyor işlem yapmadan gitmek istiyorlar. Şöyle bir şey var aileye şiddet olursa özellikle kadına şiddet olursa kamu davası ne kadar da kendileri davaya şikayetçi olmasalar da biz burada gerekli işlemleri yapıyoruz dava da şikayetçi değiliz diyoruz daha sonra işlemler başlamayınca Savcıyla görüşüyoruz bizim adli amirimiz. Onların talimatlarıyla işlemleri yapıyoruz davacı şikayetçidir ya da değildir. Tanık, kamera araştırması yapıyoruz, tanık varsa tanık, mesaj çıktısı varsa mesaj, sığınma evi isteyip istemediğini soruyoruz, ifade alırken KADES uygulaması hakkında bilgi veriyoruz. Şahıslara daha sonra broşür veriyoruz telefonlarına KADES uygulaması indirmeleri için bayan şahısa bizim burada aile için de işlemler bitikten sonra biz evrakları tamamlıyoruz ve Cumhuriyet Savcılığına gönderiyoruz daha sonra mahkemelik oluyorlar. Mahkeme aşamasında daha sonra dava şikayeti uzlaşmaya gidiyor, uzlaşma olmazsa savcılık mahkemeye sevk ediyor mahkemenin sonucuna göre devam ediyorlar.

B.Ç: Bu güzel röportaj için ve bizi kadına karşı şiddet konusunda bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür. İnşallah toplumumuza faydalı olacağını düşünüyorum. Eklemek istediğiniz son olarak bir şeyler var mı ?

H.D: İnsanların aileleri dağılmaması dileğimiz. İnsanlar birbirlerini sevsinler hep muhabbetle güzel iletişimle. Aile özeldir sağ olsun Devletimiz özel bir birim kurdu. Nasıl terörle mücadeleyse aile birliğini sağlamak için mücadele etmemiz lazım. Aile deyince sadece örf,adet, gelenek, görenek bütünlüğünü sağlamak. Bir Ülkenin ahlakı bozulursa temelidir zaten yavaş yavaş dağılır yani hayırlısı olsun inşallah diyorum. Teşekkür ediyorum. Böyle güzel bir konuyu ele aldığınız için bende çok teşekkür ediyorum.

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.