SON HABERLER
MENEMEN’DE TAŞINMAZ SATIŞLARI TARTIŞMASI BÜYÜYOR: BU KEZ MAĞDUR OLANLAR ARSA ALAN VATANDAŞLAR 1!!
MENEMEN’DE MİLYONLUK İMAR KRİZİ: BİNALAR AYAKTA, RUHSATLAR TARTIŞMALI, GÖZLER SÜREÇTE 1!!!
DANIŞTAY’DAN MENEMEN BELEDİYESİ’NİN KÜTÜPHANE İHALESİNE İPTAL KARARI 1!!
MENEMEN’DE YANIT BEKLEYEN SORULAR: ŞEFFAFLIK NEDEN SAĞLANMIYOR 1?
MENEMEN’DE RUHSAT KRİZİ: “TEK İMZA” İDDİALARI GÜNDEMİ SARSIYOR 1!!
DÜĞÜN GÖRÜNTÜLERİ KAYDEDİLMEDİ, MAHKEME ÇİFTE 200 BİN TL MANEVİ TAZMİNAT VERDİ
MENEMEN’DE SATIŞ FURYASI DEVAM EDİYOR: 37 TAŞINMAZ DAHA SATIŞA ÇIKARILDI
AKP İl Yöneticisi Yusuf Demircioğlu’na 108 Tonluk Hurda Soruşturması
Ankara Kulislerini Sallayan 1 İddia: Erdoğan’dan Aydın Pehlivan’a Sert Tepki?
Menemen’de Gece 02.00 Düzenlemesi: Yeni Uygulama Başladı
MENEMEN’DE SATIŞ TEPKİSİ BÜYÜYOR: 358 MİLYONLUK DEV İHALE!
MENEMEN’DE İMAR SKANDALI: AYRICALIKLI 12,14 KATLI PROJELER TEK TEK PATLIYOR
MENEMEN’DE NÜFUZ TİCARETİ İDDİASI: KAMU KASASI KİMİN İÇİN AÇILDI?1
MENEMEN’İN GELECEĞİ 5 YILDA ERİDİ !!
Menemen’de Yasa Dışı Bahis Operasyonu: 2 Milyarlık Para Trafiği Ortaya Çıktı
Menemen’de Bitmeyen Satışlar: Taşınmazlar Gidiyor, Projeler Nerede?1
MÜHÜRLENEN YAPILARDA SON DURUM: DENETİM İŞLİYOR MU?1
DANİŞTAY KARARI SONRASI MENEMEN’DE NE YAPILDI ?1
MENEMEN YAĞMALANIYOR!: HUKUK YOK, HESAP YOK, UTANMA HİÇ YOK
MENEMEN SAHTE RUHSAT DOSYASI: SAVCILAR NEYE BAKMALI?
MENEMEN’DE HUKUK YOK SAYILIYOR
Menemen’de Ruhsat Skandalları Bitmek Bilmiyor: Mahkemeden İnşaata Durdurma
CHP’li Evgi: Emeklilerin Sorunu Ekonomik Değil, Bir Zihniyet Meselesidir
Menemen Şoförler Odası’nda Değişim: Cem Pehlivanoğlu 65 Oy Farkla Başkan
MENEMEN’DE PATLATTIĞIMIZ SAHTE RUHSAT BOMBASI BÜYÜK SES GETİRDİ: SAHTE KAŞE, YÜZLERCE DAİRE, 500 MİLYAR RANT İDDİASI!
Havuz Ruhsatıyla 11 Katlı İnşaat İddiası | Menemen’de Sahte Ruhsat Skandalı
MENEMEN’DE İMAR DÜZENİ ÇÖKTÜ: HARÇ YOK, DENETİM YOK, VİCDAN YOK!
MENEMEN’DE İMAR REZALETİ!
RANTIN ADI HAKKI DURMAZ:
KONUT YASAĞI OLAN ARSADA 182 DAİRE!
AJet’ten Cumhuriyet Bayramı’na özel indirimli bilet kampanyası
Motorinden sonra benzine zam geliyor! Akaryakıt litre fiyatı ne kadar oldu?
Spot piyasada doğal gaz fiyatları
Kredi kartı borcu olanlara yeni fırsat! Kredi kartı borçları yapılandırılacak
Nvidia’nın piyasa değeri 5 trilyon doları aştı
ABD Merkez Bankası faiz düşürdü
FED’in faiz kararı sonrası ons altın fiyatı düştü!
ABD ve Çin liderleri, Güney Kore’nin Busan şehrinde bir araya geldi baltalar kuma gömüldü
2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı yayımlandı! Büyüme ve enflasyon hedefi…
Ekim ayı doğum yardımı ödemeleri hesaplara yatırıldı
Vodafone Business’tan KOBİ’lerin maliyetlerini düşürecek hizmet
THY, Bank of China’dan 5 yıl vadeli, 2,9 milyar yuan finansman
Elektrik desteği için yeni düzenleme! 4 bin kilovatın üzerinde kullananlar…
Türkiye’de 32 bin 500 kişi organ nakli bekliyor
Atmosferdeki karbondioksit oranı 2024’te rekor seviyelere ulaştı
Özel sağlık sigortasında yeni dönem! Zorunlu olacak
Sırt bölgesinde kemik ağrısına dikkat! Kemik erimesinin belirtisi olabilir…
21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü’nde öneli açıklamalar
Usulsüz işlem yapan özel hastanelere ceza yağdı
Yeni salgın alarmı! Tam 8 bin insan tehdit altında
Belçika’da “Ameliyat edilemez” denildi, kanser tedavisi için umudu Türkiye’de buldu
Balıkesir beşik gibi! Bir deprem daha…
İstanbul’da organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 700 şüpheli tutuklandı
Serdar Öktem cinayetinin azmettiricisi Moskova’da yakalandı
Eray Karadeniz’den Cumhuriyet kutlamalarında gitar performansı
Enkazın altında kalan Dilara Bilir, sesini böyle duyurdu!
Traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti
Mezarlıkta korkunç olay: Bebek cesedi bulundu
Okul çıkışı izdiham! Çok sayıda öğrenci yaralandı
Adana’da 8 yaşındaki çocuğa darp! 1 gözaltı
Dolar 47,5457
Euro 54,8690
Altın 6.235,11
BİST 13.687,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 37°C
Açık
İzmir
37°C
Açık
Çar 37°C
Per 35°C
Cum 34°C
Cts 36°C

İntikam meleği

Avusturyalı yazar Bernhard Aichner’ın “Ölülerin Kadını” üçlemesinin ilk kitabı olan “Ölüme Eş” gerilimli bir aşk hikayesi; ölüm meleğine dönüşen bir kadının hakikat ve intikam arayışı…

İntikam meleği
2 Mart 2021 11:42 | Son Güncellenme: 2 Mart 2021 11:53
367
A+
A-

1972 yılında Doğu Tirol’deki küçük bir köyde doğan Bernhard Aichner, çocukluğunda Katolik Kilisesi’ne hizmet etti. Ancak bu sırada şiirler yazmaya ve dilin dünyasına kapılmaya başlamıştı. Bu küçük köyde hayallerini gerçekleştiremeyeceğinin farkına vardı ve 17 yaşındayken herşeyi geride bırakarak Innsbruck’a taşındı.Önce garson, sonra fotoğraf laboratuarı teknisyeni olarak çalıştı. Dil ve edebiyat hevesi dinmemişti. Nitekim üniversiteye girdi, Alman Dili ve Edebiyatı okudu ve “20. yüzyılın doksanlı yıllarında Almanca konuşan kadın yazarların edebiyatında cinsellik” üzerine hazırladığı tezle mezun oldu. Hayatını fotoğrafçılık yaparak kazanıyor, bir yandan da yazma denemeleri yaparak kendi dilini ve uslubunu bulmaya çalışıyordu. 2000 yılında ilk öykü kitabı”Babalon”, iki yıl sonra ilk romanı “Das Nötigste über das Glück” (“Mutluluğun Temelleri”) yayımlandı. 2010 yılında “Max-Broll” serisinin ilk macerasıyla polisiye türü denedi. Dikkatleri toplamıştı ama uluslararası ününü ve çok satarlığı 2014’te yayımlanan “Totenfrau” – “Ölüme Eş” ile yakalayacaktı. Romanları sinemaya ve Tv dizilerine uyarlanan, çok sayıda edebiyat ödülü kazanan Aichner, ülkesinde radyo ve tiyatro oyunları ile de tanınıyor.

NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN?
Brünhilde Blum’la rahatsız edici bir sahnede tanışıyoruz. “Yirmi dört yaşında. Hagen ve Herta Blum’un kızı. Evlatlık. Üç yaşındayken çocuk esirgeme yurdundan aldılar onu, bir evcil hayvan gibi yetiştirdiler, kendilerinin yolundan gitsin diye bu yaşa getirdiler. (…) Hagen için kutsal olan ne varsa devam ettirecek, onun yarattıklarını muhafaza edecek, onun ikame adamı olacaktı.” Hagen’in Blum Cenaze Hizmetleri Şirketi’ni sürdürmek için eve alınan ama hiç sevgi görmeden, küçük yaşta ölülerle haşır neşil olan, Hagen ve Herta’dan nefret eden Blum, bu tekne gezisinde onların denizde boğulup gitmelerine, attığı çığlıklara kayıtsız kalabilecek kadar taşlaşmış bir genç kadın. Onun içini yumuşatan, “deniz kazası” sırasında tanıştığı cinayet masası polisi Mark olmuştur. Aradan geçen sekiz yıldır hiç ayrılmadan sürdürdükleri mutlu bir evlilileri, iki de sevimli kızları var. Mark detektifliği, Blum ise cenaze hizmetleri işini sürdürüyor. Innsbruck’un ortasında elma ağaçlarıyla dolu büyük bahçeli evlerinde -Mark’ın babası Karl ve Mark’ın sokaktan bulup getirdiği Bosna’lı savaş mağduru ve şimdi Blum’a ölü yıkama işinde yardım eden Reza ile birlikte- pastoral bir hayat kurmuşlar. Ama bir kaza her şeyi değiştirecektir;
“Çıkış kapısına kadar yirmi metre, Mark sinyal veriyor, başını çevirip bir an için Blum ve Reza’ya bakıyor, sonra gaza basıyor. Blum tam eve girmek üzere arkasını dönerken birden bir çarpma sesi duyuyor. Onu görüyor, bir Rover, büyük, siyah bir araba, önce orada olup bitenleri bir sıraya koyamıyor, kavrayamıyor. Araba. Mark. Mark’ın birden kayboluşu, büyük arabanın motoru sürükleyip devirişi. Mark’ın düşüşü. Arabanın onu altına alışı. Reza koşmaya başlıyor. Blum onun arkasından. Mark arabanın altında kayboluyor, metalin çıkardığı korkunç ses, motorun sürüklenişi. Mark eziliyor. Bir oyuncak bebek gibi bükülüyor vücudu, bir oyuncak gibi uçuyor havada. Gözlerinin önünde. Ona doğru koşuyor, yardım etmek istiyor, Reza onu durdurmaya çalışıyor. Ve araba çekip gidiyor. Hızla ve sonsuza dek. Yardım etmeden, acımadan, dehşete kapılmadan. Kaçan arabanın arkası sadece.”

Blum, hayatını cehennem çeviren bu kazanın yasını tutarken Mark’ın telefonunda bir takım ses kayıtları bulur. Göçmen bir kadının arkadaşlarıyla birikte maruz kaldığı kötülükleri -aşağılamaları, işkenceleri, tecavüzleri ve nihayetinde bir cinayeti- anlattığı olaylar…. Blum, kocasının bu olayların faili olan -kendilerine fotoğrafçı, avcı, rahip, aşçı ve palyaço isimleri takmış- maskeli beş adamın izini sürdüğünü anlamıştır. Göçmen kadını bulduğunda araba kazasının tesadüf değil cinayet olduğunu da anlayacaktır. Bir an bile tereddüt etmez, bu adamların peşine düşecek, maskelerini düşürecektir. Peki ya sonra, ne kadar ileri gidebilecektir Blum?

EĞLENCE EDEBİYATI
Bernhard Aichner’ın da bir söyleşisinde söylediği gibi, “Ölüme Eş” tam -da bu sorudan hareketle kurgulanmış; “sevdiğiniz birisi elinizden alınırsa intikamını almak için ne kadar ileri gidersiniz?” “Ölüme Eş”in bir suç romanı olduğunu bilmek ve romanın ilk sahnesinde Blum’un tavrına şahitlik etmek yanıtı kolaylaştırıyor; elbette sonuna kadar gidecektir Blum…
Blum’un izlediği yol kuşkusuz onu bir anti kahramana dönüştürürken okuyucuyu da pek çok intikam temalı filmde ve romanda -mesela “Dexter”te, “Kill Bill”de, “Ejderha Dövmeli Kız”da- içine düştüğü açmaza sürüklüyor. Psikopat mı, sadist bir katil mi, suçlu mu yoksa adaleti sağlayan bir intikam meleği mi? Ancak Patrisia Highshmith’in Ripley serisindekine benzer bir ahlaki sorgulmaya açıldığı söylenemez. Aichner’ın anlatısı okuyucunun Blum’a empati yapmasını, daha doğrusu onun tarafını tıtmasına yardımcı oluyor ki zaten bu romanı çekici kılan da Brünhilde Blum karakterinin ta kendisi. Ebeveyninin ona verdiği Brünhilde isminden nefret ediyor. Hayatından sürgün ettiği bir isim. Bu ismin çağrışımlarının -ve Blum’u evlatlık alan ailenin- ülkenin Nazi geçmişine bir gönderme olduğu söylenebilir. Zaten Blum’ün evlatlık alındığı evde maruz kaldıklarıyla göçmenlerin Avusturya’da yaşadıkları arasında bir paralelik kurulduğu çok açık. Buradan Avusturya edebiyatının büyük yazarlarının -Musil’in, Roth’un, Vogel’in, Bernhard’ın, Jelinek’in- romanlarında işledikleri boğucu atmosfere de uzanılabilirdi belki ama Bernhard Aichner suç romanının kalıplarını fazla zorlamıyor.
Buna karşılık kurguyu biraz zorlamış. Etkileyici başlangıcın ardından gelen iz sürme hikayesinde her şey yerli yerine oturmuyor. Genç bir kadının eylemlerini hiç engel tanımadan, büyük bir zahmete katlanmadan halletmesini hazmetmek kolay değil. Buradaki sorunun biraz da hikayenin soluksuz akışından kaynaklandığını düşünüyorum. Hiç “es” vermemiş Aichner; bodrum katlarına hapsedilen göçmenler, gördükleri şiddet dolu muameleler, acımasız maskeli adamlar, kah sürat motorlarıyla kah cenaze arabalarıyla süren kovalamacalar, kesilen-ezilen-yakılan bedenler, Blum’un öfkesi ve nefreti… bütün bunlar öylesine hızlı ve gerilimli bir hava yaratıyor ki kurgudaki aksaklıklar önemini yitiriyor.

Şiddet ile ilgili görüntüler bazı sahnelerde rahatsız edici saheneler sergilemekle birlikte “Ölüme Eş” şiddet pornografisine düşmemiş, Blum’un aile hayatı, dayanışma ve dostlukl ilgili motifler anlatıyı dengeliyor. Romanın -olumlu anlamda- rahatsız edici yanı daha iyi bir hayat arayışındaki göçmenlerin düştükleri durumlar. İnsanın insan reva gördüğü eylemler. Bu eylemleri yapanların toplumun “saygın” kişilerinden olmaları ve daha da kötüsü eylemlerinden pişmanlık bile duymamaları.
Hayatını yazarak kazanmak isteği Aichner’ı popüler türlerde, çok satarlık kalıplarını gözeterek yazmaya itmiş. Başarısında pazarlamanın da rolü olduğunu inkar etmiyor. Ancak dile olan sevgisinde ısrarlı. Kendi tarzını “Eğlence Edebiyatı diye adlandıran Aichner karanlık hikayesini diliyle aydınlatmış. Minimalist bir tarzla yazıyor, kısa ama kesin/ keskin cümlelerle, vurucu sözcüklerle, yer yer tekrarlarla hem yoğun bir anlatım kuruyor, hem anlatısına dinamizm ve gerilim katıyor. Blum’un kederini, nefretini ve umutsuzluğunu da yeterince aktarabilmiş. “İyi bir polisiye, diğer türlerden daha edebi olabilir” Aichner ama şunu eklemeyi ihmal etmeden; “ruhumun kurtuluşu için, hiçbir insanın öldürülmediği bir şeyler de yazmalıyım”…

İntikam meleğiÖLÜME EŞ
Bernhard Aichner
Çeviren: Çiğdem Canan Dikmen
Doğan Kitap, 2021
350 sayfa, 42 TL.

Please follow and like us:
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.